Bir haftalık bebekler günün yaklaşık yüzde 80′ini kısa aralıklarla uyuyarak geçirirler. Bir aylık olduklarında, uyku zamanları günde 3 ila 4 kestirmeye ve 5-6 saatlik kesintisiz bir gece uykusuna dönüşerek gittikçe azalır.
Bebeklerin geceleri uykudan uyanmaları annelerin en çok zorlandıkları hususlardan biridir. Günümüzde uzmanlar “bebek ağladığında karnının tok, altının kuru olduğundan ve sancısının olmadığından eminseniz, yattığı odanın kapısını kapatıp yanından kararlı bir şekilde uzaklaşın, bir süre sonra sesi kesilip uyuyacaktır.” diyorlar.
Yazının devamını buraya tıklayarak okuyabilirsin »
Bu dönemde çocuğunuz sizin tüm ilginizi ona yöneltmenizi ister. Oyuncaklarını, yiyeceklerini ve özellikle de sizin ilginizi; yani sevdiği şeyleri başkalarıyla paylaşmaktan hoşlanmaz. Yaşıtı olan çocuklarla birarada olduğu ortamlarda da diğer çocuklarla iletişim kurmaya ya da onlarla birlikte oyun oynamaya pek hevesli olmadığını görebilirsiniz.
Yazının devamını buraya tıklayarak okuyabilirsin »
Bebeklerin yüzde doksanı bu üç aylık dönemin sonlarına doğru yürümeye başlamış olurlar. Ancak her çocuğun gelişim tablosu farklı olduğu için kimi çocuklar 9 aylıkken yürümeye başlayabileceği gibi kimilerinde bu süre 18 aya kadar çıkar. Çocuğunuz bir kez yürümeye başlayıp özgürlüğün tadına varınca onu tekrar kucağınıza almak ya da bıraktığınız yerde aynı pozisyonda yatıyorken bulmak zorlaşacaktır.
Yürümeyi öğrenirken çocuğunuzun sık sık düşmesi kaçınılmazdır. Düştüğü zamanlarda eğer ciddi bir durum sözkonusu değilse panik yapmamaya ve hemen duruma müdahale etmemeye özen gösterin, aksi takdirde çocuk korkabilir, kendine olan güvenini yitirebilir. Sabırlı olun ve çocuğunuzun yürüme denemeleri yapabilmesi için güvenli mekanlar sağlamaya çalışın.
Yazının devamını buraya tıklayarak okuyabilirsin »

Aşılar daha çok bulaşıcı hastalıklar ortaya çıkmadan önce bu hastalıkları önlemek için yapılır. Bulaşıcı hastalığa yol açan mikroplar öldürülerek, canlılıkları azaltılarak ya da tipleri değiştirilerek aşı hazırlanır. Bu aşı uygulanan kişi hastalığı geçirmeden o hastalığa bağışıklık kazanmış olur. Hastalıkları önlemek onları tedavi etmekten her zaman daha kolay hem daha güvenlidir.
Ülkemizde bebeklik döneminde uygulanan aşılar
Yazının devamını buraya tıklayarak okuyabilirsin »

Çocuğunuz ilk anlaşılır sözcüğünü söylemeden uzun süre önce sizinle iletişim kurmaya başlar. Sizinle beden dili yoluyla ve anlaşılmaz sesler çıkararak ve ağlayarak iletişim kurar. Çünkü onun dil gelişi anne karnında gelişmeye başlamıştır bile.
Bebeğiniz, yükselip alçalan ses tonunuzu ve söylediğiniz şeylerin bazılarını -özellikle bunlar sevgi ya da yol gösterici ifadelerle bağlantılıysa- yorumlamayı çoktandır biliyor. Bebeğinizin konuşmaya başlaması, onun algılama ve ses çıkarma yeteneğinin sözlü dile dönüşmesi gibi birçok beceriyi de beraberinde getirir.
Çocuğunuz hemen hemen doğumundan bu yana ses çıkarma alıştırmaları yapıyor. “B-b-b-b-b” gibi tekrar eden harf sesleri ve anlaşılmaz sesler çıkarması, tükürük baloncukları yapması, aynı zamanda sesini yükseltip alçaltarak çıkarabildiği sesleri denemesi, belki de dikkat çekmek için bağırması artık size tanıdık geliyordur. Henüz sizinle konuşamasa bile, ona “Ayakların nerede?” gibi “Nerede?” soruları sorarak, çocuğunuzun ne kadar anlayabildiğini görebilirsiniz. Size ayaklarını gösterirken büyük olasılıkla güçlük çekmeyecektir!
Yazının devamını buraya tıklayarak okuyabilirsin »
Ondokuzmayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Küçüködük, bebeklerin sağlıklı gelişimi için aldığı gıdalar kadar güneş ışığının da önemli olduğunu bildirdi. Yazının devamını buraya tıklayarak okuyabilirsin »
Sol eli kullanmak aslında çoğu zaman bir eksiklik, dezavantaj olarak görülür. Anne-babalar çocuklarının solak olmalarından dolayı endişelenirler, bebeklikten itibaren “cici ellerini” kullanmaları için desteklerler. Son yıllarda neyse ki bu yaklaşımlar biraz daha yumuşamaya, önyargılı tutumlar azalmaya başladı, Yazının devamını buraya tıklayarak okuyabilirsin »

Diş sağlığında son yıllarda öne çıkan önemli tedavi yöntemlerinden biri de ortodontik tedavi yani diş telleri… Sağlıklı, güzel bir ağız ve gülümsemeye sahip olmanın yollarından biri de diş telleri kullanmak. Bu trendin öncüsü pek çok ünlü isim de diş sağlığına verdikleri önemi, diş telleriyle objektiflere gülümseyerek yansıtıyorlar. Toplumun yükselen kültür seviyesinin göstergesi olarak bilinçli bireylerin tercih ettiği ortodontik tedavi (diş telleri) aynı zamanda yeni, keyifli bir aksesuar olarak kabul görüyor. Bu diş telleri sayesinde kendi doğal dişlerinizle estetik ve güzel bir diş dizisine, gülümsemeye sahip olabiliyorsunuz. Memorial Ağız, Diş ve Çene Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Emek Kurtoğlu “Ortodontik tedavi” hakkında bilgi verdi. Yazının devamını buraya tıklayarak okuyabilirsin »
12 ilde 4-36 aylık bebekli 611 anne ile 201 çocuk doktoruyla yapılan araştırmada, Türkiye’de çocukların hamburger, kola ve patates gibi fast food yiyeceklerle tanışma yaşının 1’e düştüğü belirlendi. Yazının devamını buraya tıklayarak okuyabilirsin »

İnce ve formda annelerin çocuklarının da zayıf olma olasılığının yüksek bulunduğu ortaya çıktı.
İngiliz araştırmacılar, anneler ve yeni doğanlar üzerinde yaptıkları araştırmada, annenin formunda olmasının, çocuğun gelecekteki kilosunun yanısıra sağlığını da etkilediğini belirttiler.
Araştırmacılar, vücudundaki yağ oranı yüksek annelerin bebeklerininse daha şişman olduğunu saptadılar.
Journal of Clinical Endocrinology & Metabolism dergisinde yayınlanan araştırmada, 448 kadının gebelik öncesi ve sonrasındaki verileri incelendi.
Kadınların yeme alışkanlıkları ve yaşam biçimleri, kiloları, boyları ve vücutlarındaki yağ oranlarına bakıldı. Doğumdan sonra da bebeklerinin kiloları ve yağ oranları incelendi.
Yazının devamını buraya tıklayarak okuyabilirsin »